Saat on birde birine eve sağ salim varıp varmadığını sormak için mesaj atıyorsun. Bunu senden kimse istemedi. Sen de üzerinde pek düşünmedin: Kendiliğinden oluveriyor; tıpkı en son konuştuğunuzda herkesin ne yaşadığını ezbere bilmen gibi.
Yengeç genellikle hassas burç olarak anlatılır. Kolayca ağlayan, her şeyi kişisel alan, herkesi kollayan burç. Dışarıdan bakınca yumuşaklık gibi görünür. Hatta bazen aşırılık olarak yorumlanır: fazla ilgili, fazla bağlı, fazla.
Bu yazı bir kehanet ya da tüm Yengeçlerin portresi değil. Her şeyi hatırlayan ve herkesi kollayan, ama kendine neredeyse hiç nedenini sormayan birine dair bir örüntüye bakmanın yolu.
Bu hassasiyet değil, hafıza
Yengeçte hassasiyet olarak adlandırılan şey çoğu zaman başka bir şeydir. Bu hafızadır. Aylar önceki bir mesajın tonunu, başka kimsenin not almadığı doğum gününü, birinin gelişigüzel söylediği ve kimseye önemli gelmeyen cümleyi hatırlar.
Bu kadar çok hatırlamanın bir avantajı var: Herkesten önce yetişirsin. Karşındaki kişinin neye ihtiyacı olduğunu, o söylemeden bilirsin. Sorun şu ki senin için yapmadıklarını da hatırlarsın. Kimin sormadığını. Kimin cevap vermesinin üç gün sürdüğünü.
Ve göstermesen de bu liste ağır gelir.
Kimse gitmesin diye kollamak
Kollamak, Yengeç'in sahip olduğu en güzel şeylerden biri ve bu gerçek. Ama bazen başka bir işlevi de vardır: Herkesi gözetirsen kimsenin gitmek için bir nedeni kalmaz.
Bu açıdan bakınca kollamak, kapısı sıkıca kapatılmış bir eve biraz benzer. Herkesle ilgilenildiği sürece kimse çekip gitmez. Soruları soran kişi sen olduğun sürece, sana kimsenin soru sormaması riskini almak zorunda kalmazsın.
Bu yüzden Yengeç birinin açıklama yapmadan uzaklaşmasını kabullenmekte bu kadar zorlanır. Bu sadece kayıp değildir. Her şeyi doğru yaptığın halde yine de yetmemiş olması hissidir.
Kabuk
Herkesi kollayan kişi, kendisinin kollanmasına neredeyse hiç izin vermez. Gururdan değil. Kendini kollatmak, kolay şeyler listesinde yer almayan bir şeyi gerektirir: sana nasıl davranılacağı üzerindeki kontrolü bırakmayı.
Soruları sen sorduğunda ritmi sen belirlersin. Sana soru sorulduğunda ise bir şey anlatman gerekir. Anlatmak da karşındaki kişinin buna yetişemeyebileceği, unutabileceği ya da anlamayabileceği anlamına gelir.
Kabuk soğukluk değildir. İçeride yumuşak kalmaya, kimsenin o tarafına zarar verememesine devam etmenin yoludur.
Kollamak mı, kendini korumak mı?
Herkese uyacak tek bir cevap yok. Kollamak, sevmenin cömert bir biçimi olabilir; aynı zamanda kendini hiçbir zaman açıkta bırakmamanın bir yolu da olabilir. İkisi aynı anda yaşanabilir.
Bunu biraz daha net görebilmek için şu anda kimleri kolladığını ayırmayı dene:
- içinden geldiği için kolladığın kişiyi;
- uzaklaşmasın diye kolladığın kişiyi;
- başka kimse kollamayacağı için kolladığın kişiyi;
- ve bir kez olsun sana sormasını istediğin kişiyi.
Bugün hiçbir şeyi değiştirmene gerek yok. Aklındaki kişinin hangi listede olduğunu fark etmen yeterli.
Bu haftanın sorusu şu:
Birinin seni kollamasına en son ne zaman izin verdin?
Yengeç hassas değil. Her şeyi hatırlıyor. Belki de hatırlaması gereken tek şey, bu kez alıcı olan kişinin de kendisi olabileceğidir.
